Son Yazılarım

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Din Ahlak Eğitimi Portalı


» Kıyamet Günü 1
» Kıyamet Günü 2
» Kıyamet Günü 3
» Kıyamet Günü 4
» Kıyamet Günü 5
» Kıyamet Günü 6 harunyahya.org
TC. HARITASI Super ANİMASYON Click Here To Walk In Turkey
English Dini konular
Sevki Yilmaz
Harun Yahya English
Ulusal ve yerel gazeteler
Abdest nasil alinir
Ulusal ve yerel gazeteler
(4)Coca Cola yazisi anlami
Allah in isimleri Harun yahya
(2)Videolar icin SARICA
Komikler Dinle
Harun yahya Roportaj
Ankebut
Döviz Kurları
Abdest AL
Harun Yahya ilim mercek
sorularlaislamiyet
Harun Yahya ilim mercek
Kavimlerin Helaki
Harun Yahya Turkish
Moslim
Harun Yahya Turkish
ISLAMI VIDEO
Son Haber Tikla
ingilizce'dir ziyaret edin English Harun yahya
Hadisler
Zehirli oklar
islamicity
islami site
Din Ahlak
net cevap
Herkul.org

patrocinado por: <a href="http://www.wikizapping.com" _fcksavedurl="http://www.wikizapping.com" _fcksavedurl="http://www.wikizapping.com" _fcksavedurl="http://www.wikizapping.com" _fcksavedurl="http://www.wikizapping.com" _fcksavedurl="http://www.wikizapping.com" _fcksavedurl="http://www.wikizapping.com" _fcksavedurl="http://www.wikizapping.com" _fcksavedurl="http://www.wikizapping.com" _fcksavedurl="http://www.wikizapping.com" _fcksavedurl="http://www.wikizapping.com">videos</a> <a href="http://www.wikifotos.es" _fcksavedurl="http://www.wikifotos.es" _fcksavedurl="http://www.wikifotos.es" _fcksavedurl="http://www.wikifotos.es" _fcksavedurl="http://www.wikifotos.es" _fcksavedurl="http://www.wikifotos.es" _fcksavedurl="http://www.wikifotos.es" _fcksavedurl="http://www.wikifotos.es" _fcksavedurl="http://www.wikifotos.es" _fcksavedurl="http://www.wikifotos.es" _fcksavedurl="http://www.wikifotos.es">fotos</a> <a href="http://www.planetanuncios.com/es/ categorias/lst/35/motor" _fcksavedurl="http://www.planetanuncios.com/es/ categorias/lst/35/motor" _fcksavedurl="http://www.planetanuncios.com/es/ categorias/lst/35/motor" _fcksavedurl="http://www.planetanuncios.com/es/ categorias/lst/35/motor" _fcksavedurl="http://www.planetanuncios.com/es/ categorias/lst/35/motor" _fcksavedurl="http://www.planetanuncios.com/es/ categorias/lst/35/motor" _fcksavedurl="http://www.planetanuncios.com/es/ categorias/lst/35/motor" _fcksavedurl="http://www.planetanuncios.com/es/ categorias/lst/35/motor" _fcksavedurl="http://www.planetanuncios.com/es/ categorias/lst/35/motor" _fcksavedurl="http://www.planetanuncios.com/es/ categorias/lst/35/motor" _fcksavedurl="http://www.planetanuncios.com/es/ categorias/lst/35/motor">coches</a>
http://www.evreninyaratilisi.com/


Önemli Siteler
harunyahya.org
harunyahya.tv
hazretimehdi.com
doguturkistan.com
netcevap.com

Bağlantılarım

27/10/2009 · Kategori: Yasam

Link: KUR-AN'a Gore KARAR Vermek

Hangi Yemeksiniz


Ilk önce doğum


tarihinize denk gelen yemeği


bulun,


sonra kişiliğinizi öğrenin.


Ocak 1 - 9 ~ Musakka


Ocak 10 - 24 ~ Kuru Üstü Pilav


Ocak 25 - 31 ~ İmam Bayıldı



Şubat 1 - 5 ~ Kokareç


Şubat 6 - 14 ~ İşkembe


Şubat 5 - 21 ~ Köfte


Şubat 22 - 28 ~ Tantuni



Mart 1 - 12 ~ Suşi


Mart 13 - 15 ~ İmam Bayıldı


Mart 16 - 23 ~ Kuru ÜstÜ Pilav


Mart 24 - 31 ~ Kokoreç



Nisan 1 - 3 ~ İmam Bayıldı


Nisan 4 - 14 ~ Tantuni


Nisan 15 - 26 ~Kuru Üstü Pilav


Nisan 27 - 30 ~ Köfte



Mayıs 1 - 13 ~ Suşi


Mayıs 14 - 21 ~ İşkembe


Mayıs 22 - 31 ~ İmam Bayıldı



Haziran 1 - 3 ~ Kuru Üstü Pilav


Haziran 4 - 14 ~ Köfte


Haziran 15 - 20 ~ Musakka


Haziran 21 -24 ~ Suşi


Haziran 25 - 30 ~ Kokoreç



Temmuz 1 - 9 ~ Kuru Üstü Pilav


Temmuz 10 - 15 ~ Musakka


Temmuz 16 - 26 ~ İşkembe


Temmuz 27 - 31 ~ Kokoreç



Ağustos 1 - 15 ~ Suşi


Ağustos 16 - 25 ~


Kuru Üstü Pilav


Ağustos 26 - 31 ~ Köfte



Eylül 1 - 14 ~ İşkembe


Eylül 15 - 27~ Kokoreç


Eylül 28 - 30~ Musakka



Ekim 1 - 15 ~ Suşi


Ekim 16 - 27 ~ Köfte


Ekim 28 - 31 ~ Tantuni



Kasım 1 - 16 ~ İmam Bayıldı


Kasım 17 -30 ~ Kokoreç



Aralık 1 - 16 ~ Musakka


Aralık 17 - 25 ~ Suşi


Aralık 26 - 31 ~ İşkembe



İŞTE YEMEKLERİN



ANLAMLARI


 

Musakka



Çekici ve popülersiniz. .



Kolayca


arkadaş edinebiliyorsunuz.



Kendinden emin tavırlarınızla



grup



içinde liderliğe yakışıyorsunuz.




Kokoreç



Utangaç ve sevimlisiniz.



Tanımadığınız insanlarla



konuşmayı



sevmez ama arkadaşlarınızla



herşeyi paylaşabilirsiniz.



Arkadaş seçiminde oldukça



dikkatlisiniz. Sevilen birisiniz.




Suşi



Yerinde duramayan



birisiniz.Çok



arkadaşınız var ve sosyal



yaşamınız çok renkli.



Dedikoduyu



biraz seviyorsunuz.



Sizi tanıyan sizin gibi biri daha



olmadığını düşünüyor.



Dikkat çekmeyi çok



seviyorsunuz.




Tantuni



Esrarengiz birisiniz. Ne zaman



nasıl davranacağınız



pek belli olmuyor.



Çoğu şeyden ilk



sizin haberiniz



oluyor bu yüzden çok ilgi



görüyorsunuz.





Kuru Üstü Pilav



Sessiz sa kin ama çok



zekisiniz.



Dost canlısı, sevilmeyi



bekleyen tavırlarınız ilgi



çekiyor.Küçük bir arkadaş



grubu size yetiyor.



Fazla popüler



olmasanız da yakınlarının



el üstünde tuttuğu birisiniz





İmam Bayıldı



Siz lider olmak icin



doğmuşsunuz.



Sözü nü dinleten,



dediğini yaptıran



birisiniz. Kararlı tavırlarınız



çevrenizdekileri etkiliyor.



İnsanların arkadaş olmak



isteyebiliceğ i birisiniz.





Köfte



Uyumlu, sıc akkanlı birisiniz.



Size



nasıl davranılmasını



istiyorsanız siz de herkese



öyle



davranıyorsunuz.



Sadık ve dürüstsünüz,



yapmacık



insanlara ve



dedikoduya karşısınız.




İşkembe



Çok hassas ve narinsiniz.



Kolay



aşık oluyorsunuz.



Ne çok utangaç ne cok



girişkensiniz.



Arkadaş grubunuzda



kırılmaması



için kollanan birisiniz.



Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

10/10/2009 · Kategori: Yasam

 


ARKADAŞLAR ATLTA VERDİĞİM SİTEDE DÜNYADA EN ÇOK SEVİLEN KİŞİ KİM DİYE BİR OYLAMA YAPILIYOR OYLAMADA ON KİŞİ VAR VE ON KİŞİNİN ARASINDADA EFENDİMİZDE MUHAMMED (SALLALLAHU ALEYHİ VESSELEM)DE  VAR LÜTFEN OY KULLANIN EFENDİMİZE VE MÜMKÜNSE HERKESE YAYIN HER FIRSATTA OY KULLANIN SIK KULLANILANLARA FELAN EKLEYİN HER GÜN KULLANIN OYLAMALARIN 2.2.2010 DA AÇIKLANACAK LÜTFEN ÖZEN GÖSTERİP EN ÇOK SEVDİĞİMİZE SEVGİMİZİ GÖSTERELİM SEVGİ SAYGI VE DUA İLE

 

 

www.bestofmen.org

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

19/9/2009 · Kategori: Yasam

 
http://www.antoloji.com/siir/media/46/www_antoloji_com_820146_486.GIF


Peygamberimizin yetim çocuklara apayrı bir şefkati vardı. Onlara çok müşfik
davranırdı. Kendisi de yetim olarak büyüdüğü için, yetimliğin ne kadar acı
ve zor olduğunu biliyordu. Yetimlere olan merhametinden dolayı, devamlı
olarak onları korur, haksızlığa uğradıkları zaman haklarını arardı.
Ebû Cehil, bir yetimin vasisiydi. Çocuğun bütün malı yanındaydı, fakat ona
koklatmıyordu.

Bir gün çocuk aç ve çıplak olarak geldi, malından bir-şey istedi. Ebû Cehil,
azarlayarak yanından kovdu. Sonra da Kureyş'in ileri gelenleri çocukla alay
ederek, "Muhammed'e git de, sana yardımcı olsun" dediler.

Onların bu kötü niyetini anlamayan saf ve masum çocuk doğruca Peygamberimize
gitti. Halini arz etti. Peygamberimiz çocuğu yanına alarak Ebû Cehil'in
bulunduğu yere geldi. Yetimin hakkını vermesini söyledi. Peygamberimizi
karşısında gören Ebû Cehil hiç itiraz etmeden yetimin malım iade etti.

Ebû Cehil'in bu uysallığını gören müşrikler, "Sen de sapıttın, Muhammed gibi
çocuklaştın" diye onu küçümsediler.

Ebû Cehil tuhaf bir haldeydi. Onlara şöyle dedi:

"Hayır, siz de benim yerimde olsaydınız, aynı şeyi yapardınız. Çünkü onun
sağında ve solunda birer mızrak gördüm. Vermeyecek olsam bana saplanacaktı."

Peygamberimizin kendi evinden de yetim eksik olmazdı. Hz. Hatice ile
evlendiğinde, Hatice validemizin ölen kocasından Hind isminde bir erkek
çocuğu vardı. Peygamberimiz o yetime kendi öz çocuğu gibi bakmış,
yetiştirmişti.

Yine Peygamberimiz Hz. Ümmü Seleme ile evlendiğinde, beraberinde beş yetimi
vardı. Peygamberimiz ona, beraberinde yetim çocukların bulunmasının
evlenmesine bir engel olmayacağını söyledi ve öylece kabul etti. Bu
çocukların babası Ebû Seleme seçkin Sahabîlerdendi. Bir savaşta şehit
olmuştu. Bu çocuklar Peygamberimizden, öz babalarını aratmayacak, hatta daha
sıcak bir şefkat görmüşlerdi.

Yapılan savaşlar sonunda şehit düşen Sahabîlerin çocukları yetim kalıyordu.
Peygamberimiz bu çocuklara ayrı bir ilgi gösterir, onları yalnız bırakmaz,
ihtiyaçlarını karşılardı. Bazılarını da bizzat kendi himayesine alırdı.

Peygamberimiz bir bayram namazından sonra mescitten çıktığında, çocukların
neşe ve sevinç içinde oynadıklarını gördü. Bir duvarın dibinde de perişan
kılıklı ve mahzun bir çocuk ağlayıp duruyordu. Dikkatim çekti. Doğru onun
yanına vardı.

"Yavrum, neyin var, niçin böyle üzgün duruyorsun? Arkadaşlarınla birlikte
niçin oynamıyorsun?"

Çocuk bir yetimdi. Babası Uhud'da şehit olmuştu. Annesi de başka biriyle
evlenince çocuk sahipsiz kalmıştı. Resul-i Ekrem Efendimiz çocuğun elinden
tuttu. Başını okşadı, gönlünü aldı. Sevindirici bir haber verdi:

"Neden ağlıyorsun? Ben baban, Âişe annen, Fatıma kardeşin olsun, istemez
misin?

Çocuk sevincinden uçacak gibiydi. Heyecanla, "Nasıl razı olmam, Yâ
Resulallah?" diyebildi.

Peygamberimiz ismini sordu: "Buceyr" dedi. "Hayır. Senin ismin Beşir olsun"
buyurdu.

Peygamberimiz çocuğu aldı, evine götürdü. Yedirip içirdi, üstünü başını
giydirdi.

Karnı tok, sırtı pek olan çocuk bir süre sonra oynayan çocukların arasına
karışmak üzere sokağa çıktı.

Neden sevinmeyecekti? Babası Cennete gitmişti; ama şimdi babasının yerine
geçen insan, bütün babaların en hayırlısıydı.

Arkadaşları Beşir'in halindeki değişikliği görünce etrafına toplandılar.
Merakla sordular:

"Sen daha önce ağlayıp duruyordun. Şimdi nasıl oldun da bu hale geldin?"

Beşir cevap verdi:

"Açtım, doydum; çıplaktım, giyindim; yetimdim, Resulullah babam, Âişe annem
oldu."

Bunun üzerine diğer çocuklar Beşir'e gıpta ederek şöyle dediler:

"Ne olaydı, keşke bizim de babalarımız Uhud'da şehit olaydı da, biz de öyle
bahtiyar bir babaya kavuşmuş olaydık."

Peygamberimizin vefatına kadar Beşir bin Akra onun yanında kaldı.
Peygamberimiz ebedî âleme göçtükten sonra Beşir için asıl yetimlik başlamış
oldu. Şöyle ağlıyordu:

"İşte şimdi yetim kaldım, işte şimdi garip oldum."

Yetimin sadece başını okşamak bile çok büyük bir sevap ve Cennet müjdesidir.
Efendimiz bu sevabı şöyle ifade buyururlar:

"Kim sırf Allah rızası için şefkatle yetimin başını ok-şarsa, elinin değdiği
saçlar sayısınca ecir ve sevap kazanır. Yanındaki yetime iyilik yapan kimse
ile ben şu iki parmak gibi Cennette beraber olacağız." Daha sonra da orta
parmağı ile işaret parmağının aralarını açarak gösterdi.

Kocası öldüğü halde çocuklarının başında bekleyen, onları büyütüp
yetiştiren, hayâta hazırlayan, edep ve ahlâk öğreten, dul bir hanımın,
Peygamberimizin gözünde çok büyük yeri vardır.

Şöyle buyuruyorlar:

"Cennetin kapısını ilk önce ben açacağım. Bununla birlikte bir kadının
Cennetin kapısını açmak üzere beni geçtiğini görünce:

"Ne oluyor, sen kimsin?" diye sorarım. O da:

"Dünyada iken yetim kalan çocuklarımın başını bekleyen bir kadınım" diye
cevap verir.

Yetim çocuklara bakmak, ihtiyaçlarını karşılamak, bakım ve eğitimleri ile
meşgul olmak insanın şahsiyeti, karakteri ve ahlâkı üzerinde de büyük etki
yapmaktadır.

Ebu'd-Derdâ rivayet ediyor:

"Peygamber Efendimize bir adam geldi, kalbinin katılığından dert yandı.
Resulullah (a.s.m) ona şu tavsiyede bulundular:

"Kalbinin yumuşak olmasını, ihtiyacın olan şeylere kavuşmayı ister misin?

"Öyle ise yetime şefkat göster, başını okşa, yediğinden ona yedir ki, kalbin
yumuşasın ve muhtaç olduğun şeylere kavuşasın."

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

19/9/2009 · Kategori: Yasam

 

 



Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

19/9/2009 · Kategori: Yasam

 



Peygamberimizin yetim çocuklara apayrı bir şefkati vardı. Onlara çok müşfik
davranırdı. Kendisi de yetim olarak büyüdüğü için, yetimliğin ne kadar acı
ve zor olduğunu biliyordu. Yetimlere olan merhametinden dolayı, devamlı
olarak onları korur, haksızlığa uğradıkları zaman haklarını arardı.
Ebû Cehil, bir yetimin vasisiydi. Çocuğun bütün malı yanındaydı, fakat ona
koklatmıyordu.

Bir gün çocuk aç ve çıplak olarak geldi, malından bir-şey istedi. Ebû Cehil,
azarlayarak yanından kovdu. Sonra da Kureyş'in ileri gelenleri çocukla alay
ederek, "Muhammed'e git de, sana yardımcı olsun" dediler.

Onların bu kötü niyetini anlamayan saf ve masum çocuk doğruca Peygamberimize
gitti. Halini arz etti. Peygamberimiz çocuğu yanına alarak Ebû Cehil'in
bulunduğu yere geldi. Yetimin hakkını vermesini söyledi. Peygamberimizi
karşısında gören Ebû Cehil hiç itiraz etmeden yetimin malım iade etti.

Ebû Cehil'in bu uysallığını gören müşrikler, "Sen de sapıttın, Muhammed gibi
çocuklaştın" diye onu küçümsediler.

Ebû Cehil tuhaf bir haldeydi. Onlara şöyle dedi:

"Hayır, siz de benim yerimde olsaydınız, aynı şeyi yapardınız. Çünkü onun
sağında ve solunda birer mızrak gördüm. Vermeyecek olsam bana saplanacaktı."

Peygamberimizin kendi evinden de yetim eksik olmazdı. Hz. Hatice ile
evlendiğinde, Hatice validemizin ölen kocasından Hind isminde bir erkek
çocuğu vardı. Peygamberimiz o yetime kendi öz çocuğu gibi bakmış,
yetiştirmişti.

Yine Peygamberimiz Hz. Ümmü Seleme ile evlendiğinde, beraberinde beş yetimi
vardı. Peygamberimiz ona, beraberinde yetim çocukların bulunmasının
evlenmesine bir engel olmayacağını söyledi ve öylece kabul etti. Bu
çocukların babası Ebû Seleme seçkin Sahabîlerdendi. Bir savaşta şehit
olmuştu. Bu çocuklar Peygamberimizden, öz babalarını aratmayacak, hatta daha
sıcak bir şefkat görmüşlerdi.

Yapılan savaşlar sonunda şehit düşen Sahabîlerin çocukları yetim kalıyordu.
Peygamberimiz bu çocuklara ayrı bir ilgi gösterir, onları yalnız bırakmaz,
ihtiyaçlarını karşılardı. Bazılarını da bizzat kendi himayesine alırdı.

Peygamberimiz bir bayram namazından sonra mescitten çıktığında, çocukların
neşe ve sevinç içinde oynadıklarını gördü. Bir duvarın dibinde de perişan
kılıklı ve mahzun bir çocuk ağlayıp duruyordu. Dikkatim çekti. Doğru onun
yanına vardı.

"Yavrum, neyin var, niçin böyle üzgün duruyorsun? Arkadaşlarınla birlikte
niçin oynamıyorsun?"

Çocuk bir yetimdi. Babası Uhud'da şehit olmuştu. Annesi de başka biriyle
evlenince çocuk sahipsiz kalmıştı. Resul-i Ekrem Efendimiz çocuğun elinden
tuttu. Başını okşadı, gönlünü aldı. Sevindirici bir haber verdi:

"Neden ağlıyorsun? Ben baban, Âişe annen, Fatıma kardeşin olsun, istemez
misin?

Çocuk sevincinden uçacak gibiydi. Heyecanla, "Nasıl razı olmam, Yâ
Resulallah?" diyebildi.

Peygamberimiz ismini sordu: "Buceyr" dedi. "Hayır. Senin ismin Beşir olsun"
buyurdu.

Peygamberimiz çocuğu aldı, evine götürdü. Yedirip içirdi, üstünü başını
giydirdi.

Karnı tok, sırtı pek olan çocuk bir süre sonra oynayan çocukların arasına
karışmak üzere sokağa çıktı.

Neden sevinmeyecekti? Babası Cennete gitmişti; ama şimdi babasının yerine
geçen insan, bütün babaların en hayırlısıydı.

Arkadaşları Beşir'in halindeki değişikliği görünce etrafına toplandılar.
Merakla sordular:

"Sen daha önce ağlayıp duruyordun. Şimdi nasıl oldun da bu hale geldin?"

Beşir cevap verdi:

"Açtım, doydum; çıplaktım, giyindim; yetimdim, Resulullah babam, Âişe annem
oldu."

Bunun üzerine diğer çocuklar Beşir'e gıpta ederek şöyle dediler:

"Ne olaydı, keşke bizim de babalarımız Uhud'da şehit olaydı da, biz de öyle
bahtiyar bir babaya kavuşmuş olaydık."

Peygamberimizin vefatına kadar Beşir bin Akra onun yanında kaldı.
Peygamberimiz ebedî âleme göçtükten sonra Beşir için asıl yetimlik başlamış
oldu. Şöyle ağlıyordu:

"İşte şimdi yetim kaldım, işte şimdi garip oldum."

Yetimin sadece başını okşamak bile çok büyük bir sevap ve Cennet müjdesidir.
Efendimiz bu sevabı şöyle ifade buyururlar:

"Kim sırf Allah rızası için şefkatle yetimin başını ok-şarsa, elinin değdiği
saçlar sayısınca ecir ve sevap kazanır. Yanındaki yetime iyilik yapan kimse
ile ben şu iki parmak gibi Cennette beraber olacağız." Daha sonra da orta
parmağı ile işaret parmağının aralarını açarak gösterdi.

Kocası öldüğü halde çocuklarının başında bekleyen, onları büyütüp
yetiştiren, hayâta hazırlayan, edep ve ahlâk öğreten, dul bir hanımın,
Peygamberimizin gözünde çok büyük yeri vardır.

Şöyle buyuruyorlar:

"Cennetin kapısını ilk önce ben açacağım. Bununla birlikte bir kadının
Cennetin kapısını açmak üzere beni geçtiğini görünce:

"Ne oluyor, sen kimsin?" diye sorarım. O da:

"Dünyada iken yetim kalan çocuklarımın başını bekleyen bir kadınım" diye
cevap verir.

Yetim çocuklara bakmak, ihtiyaçlarını karşılamak, bakım ve eğitimleri ile
meşgul olmak insanın şahsiyeti, karakteri ve ahlâkı üzerinde de büyük etki
yapmaktadır.

Ebu'd-Derdâ rivayet ediyor:

"Peygamber Efendimize bir adam geldi, kalbinin katılığından dert yandı.
Resulullah (a.s.m) ona şu tavsiyede bulundular:

"Kalbinin yumuşak olmasını, ihtiyacın olan şeylere kavuşmayı ister misin?

"Öyle ise yetime şefkat göster, başını okşa, yediğinden ona yedir ki, kalbin
yumuşasın ve muhtaç olduğun şeylere kavuşasın."

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::